"Endüstri 4.0" Devrimi Türkiye'yi Büyütecek

Saygılı Rulman Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Saygılı, Endüstri 4.0'ının temelinde üretim olduğuna dikkat çekti. Saygılı, "Yapmamız gereken Endüstri 4.0'dan kaçmak değil, en iyi şekilde uyum sağlamak" dedi.

1- Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi sektörde neleri değiştiriyor?

Su ve buhar gücü ile makineleşme üzerine kurulmuş '1. Sanayi Devrimi'ne, '2. Sanayi Devrimi' olan elektrik enerjisi eşlik etti. Sonra '3. Sanayi Devrimi' olan dijitalleşme ile elektronik kullanımı daha da artış gösterdi. Şimdi ise ilk kez 2011 Hannover Fuarı'nda Almanya'nın gündeme getirdiği 4. Sanayi Devrimi dediğimiz Endüstri 4.0 ile karşı karşıyayız. Endüstri 4.0; makineleşme, elektrik ve bilgisayar teknolojilerini izleyen ve üretim sanayisine entegre edilmesiyle ortaya çıkan günümüzün sanayi devrimidir. Bugüne kadar gerçekleşen teknolojik gelişmelerin bir üst noktaya taşınması ile oluştu. Yani yeni bir oluşum değil, beraberinde getireceği sonuçlar ile bir devrim niteliği taşımaktadır.
 

Endüstri 4.0 ile endüstriyel alanda bilgisayarlaşmanın en üst düzeyde olması ve üretimin ileri teknoloji ile donatılması hedeflenmiştir. Bu hedefler gerçekleştiğinde ise; üretimde iş gücünün azalmasıyla birlikte insana dayalı hatalar da ortadan kalkacak. Artık üst düzeye ulaşmış esnek üretim ile müşteriye özel ürün yapabilme imkânı artacak, hızlı üretim ile sipariş bekleme süreleri en aza inecek. En önemlisi ise ucuz işgücü ile elde edilen rekabet üstünlüğü de ortadan kalkacak.

2- 4.0 devrimi için gerekli alt yapı şartları nelerdir?

Endüstri 4.0 devriminin en önemli alt yapı şartlarından birisi, şirket kültürünü dijitalleşmeyle uyumlu bir şekilde çalışacak hale getirip bu dönüşümü tamamlamış olmaktır. Aksi takdirde Endüstri 4.0'ı yakalayabilmek söz konusu değildir.

3- Siber- Fiziksel sistemlere dayalı üretimin devreye girmesi ile sektörün gelişimi nasıl olacak?

Dijitalleşme üzerine kurulan Endüstri 4.0 ile bazı farklı kavramlar da üretim sistemlerine ilave edilmeye başlandı. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimlerini, akıllı cihazların otomasyonunu sağlayan ve Endüstri 4.0 'ın güçlerinden birini oluşturan Siber-Fiziksel sistemler de bunlardan biri. Siber-Fiziksel sistemlerin devreye girmesi ile akla ilk 'akıllı fabrikalar' geliyor. Nesnelerin interneti ile siber-fiziksel sistemler birbirleriyle ve insanlarla gerçek zamanlı olarak iletişime geçip işbirliği içinde çalışabilecek. Bu demek oluyor ki, cihazlar ve makineler birbirleriyle haberleşerek üretim işlemlerini kendi içlerinde belirleyip uygulayabilecek.

İşçi gücünden teknoloji kontrolüne geçen sistemler ile makinelerin fonksiyonu artacak. Endüstri farklı bir yere, daha güçlü bir değere hız ve kalite kazanarak gelecek. Global dünyada bu geçişi sağlayanlar büyük avantaj yakalayacak. Makine arızaları önlenebildiği gibi zaman kaybı olmadan anında giderilmesi mümkün olacak. Hatta herhangi bir sanayi-üretim sistemine dünyanın bir ucundan o sistemin yetkilisi müdahale edebilecek.


4- 4.0 devrimine ayak uyduramayanların sektörden silinip gitmemesi için neler yapması lazım?

Öncelikle sürecin çok iyi takip edilmesi ve bu süreci yaşayacak olan tüm tarafların özel ve kamu işbirliği içerisinde etkin bir planlama yapması gerekiyor. En önemlisi, zihnimizin teknolojik gelişime ve dijital dönüşüme hazır olması. 10-15 yıl içerisinde tamamen Endüstri 4.0 girileceğini düşünürsek 2. ve 4. Sanayi Devrimi arasında bir evrede bulunan ülkemizin, gelişen teknolojiyi yakalayıp rekabet yarışına girebilecek durumda olması gerekmektedir. Türkiye olarak herkesten daha büyük adımlar atmamız gerekiyor.

5- Endüstri 4.0 sisteminin ülkemizde uygulanabilirliği nelerdir?

Otomotiv, ilaç, savunma ve havacılık gibi sektörlerde Endüstri 4.0'a çoktan geçildiğini söyleyebiliriz. Bugün Türkiye' deki birçok Alman ve Japon firmaları bu sürecin içerisinde başı çeken isim konumundalar.

6- 4.0 devriminin avantajları nelerdir?

Endüstri 4.0 ile yeni hizmet ve iş modelleri gelişecek. Bilgisayarlaşmanın maksimum olduğu imalat sanayisinde uzaktan kontrol ile sistemi istediğimiz her an her yerden izleyebileceğiz. İşgücünden teknoloji kontrolüne geçen sistemler ile meydana gelebilecek hataları önceden tahmin edip teşhis koyabileceğiz. Makine kontrolündeki üretim sistemi ile üretim hızı ve kalitesi artarak beraberinde verimliliği de getirecek. İş geliştirmeden-mühendisliğe birçok yenilik kapımızı aralayacak.

7- Türkiye'nin 4.0 devrimine yaklaşımı nedir ve uyum sağlama süreci nasıl ilerliyor?

 

4.0 devriminin Türkiye için bazı riskler taşıdığını göz önünde bulundurmalıyız. Oldukça genç bir nüfusa sahip Türkiye için Endüstri 4.0 ile yaşanabilecek işsizlik durumu ile karşı karşıya kalabiliriz. İşgücü talebi azalırsa, kurumlarda bulunan departmanlar da fazlalık tehdidi oluşturabilir. Bu durumda oluşan istihdam fazlalığı problemini ülke gelişiminin menfaatine uygun hale getirebilir ve bunu bir fırsata çevirebiliriz. Yani uluslar arası piyasalara entegre olmuş yeni meslek dallarının oluşması ve karşılığını bulması için hükümet, üniversiteler, sanayiciler ve dijital dünya ile ilgili olan firmalar bir işbirliği içerisinde bir çok yeni mesleki iş ortamı oluşturabilirler. Türkiye, Endüstri 4.0 devriminin sanayileşmede, otomasyonda ve dijital dünyada gençliğine yeni ufuklar açan bir ülke olmak fırsatını vereceğine inanıyorum. Bu paydaşlarımızın omuz omuza vermesi ile ülkemizin dünya ekonomisinde yerli ve milli değerlere sahip olarak ilk 10 ülke içerisine gireceğine ve yerini her geçen gün yükselteceğine inanıyoruz. Bu çerçevede devletimizin otomotiv ve yeraltı kaynaklarımızın ekonomiye kazandırılması ve savunma sanayi ile ilgili pek çok yeni ve doğru adımlar attığını gözlemlemekteyiz. Bu süreçte değişime ayak uydurmak istemeyen, belli bir düzene alışmış 2 ile 3. evre arasındaki firmalar Endüstri 4.0'a karşı isteksizlik yaşayabilir. Yapmamız gereken ise Endüstri 4.0'dan kaçmak değil, en iyi şekilde uyum sağlamaktır. Daha önce yaşanan sanayi devrimlerini kaçırmış Türkiye'nin, bir daha geç kalması dahi düşünülmemelidir. Potansiyelimizi iyi analiz ederek geleceğe güven içerisinde hazırlanmamız gerekmektedir.

Birlikte yapacak çok işimiz var!